Günlük-1-

Bir kaç gün yazmaya, günlük benzeri bir şeyler karalamaya karar verdiğim anlardan birinde ellerim klavyenin tuşlarına, öylece bekleyen sessiz harflerine uzanıverdi. Bakışlar umut arayan umutsuzluklar içinde kıvranırken yazmaya sığınmaktan başka çare olmadığını anladım yine. Yenildim. Kendime, zamana, dünyaya… Yalandan gülümsemelerin, avunmaların kucağındayım şimdi. Yürümeye mecburum, durmak, dinlenmek yok. Çok zor olsa da, insanın canını yaksa da… Yollar sessiz, bulanık, yabancı ve hissiz… İnadına dimdik yürümek gerekli. Yolda rastladığımız dikenlere, gürültülere aldırmadan… Yürümek… Sokağın köşesinden dönerken hiç bir şeyi umursamayıp ya da umursamazmış gibi yoluna devam edip, derdini, davanı sevmek. Derdini sevmek!

Yağmurun minik vuruşları biraz olsun ferahlatıyor. Damlalar rahmetin üzerimizden eksik olmadığını hatırlatıyor. O kadar güzel, yemyeşil olmuş ki her yer. Ağaçların dalları yollara uzanıp çardak olmuş, bana kol kanat geriyorlar adeta. Hepsinin bana gülümsediğini, ‘Üzülme!’ dediğini hissediyorum. Balkondaki sardunyalar da nefis oldular.

Konuşmaya, hararetle bir şeyler anlatmaya hasret kaldığım günler oluyor. Hep ‘Bu gün ne yapacağım?’ diye kendi kendime sorduğum sabahlara uyanıyorum. Sözde günlük bir şeyler yazmaya karar verdim ama her gün ne yazacağım? Değişen hiç bir şey yok ki? Yok! Tek tesellim dualarım. Başka ne önemi var ki şu dünyanın?

Bir zamanlar bir çocuk varmış memleketin birinde. Annesini, babasını çok seviyormuş. Anne ve babası da onu.. Çocuk büyüyüp 18 yaşına geldiğinde nasılsa onların gerçek anne babası olmadıklarını öğrenmiş. Nasıl olur, inanamıyorum derken, hem kendine, hem onlara isyan etme noktasına gelmiş. Her şeyi kırıp, dökmek, sonra da kendi canına kıymak istemiş. Fakat kadere boyun eğmekten başka çaresi olmadığını anlayıp yıllardır onu kendi çocukları gibi seven anne babasına sevgiyle sarılmak gerektiğini anlamış… Öğrendiklerini unutmaya karar vermiş. İnsan bazen hoş olmayan durumlar arasında güzellikleri bulabilir… Bulmalıyız. Bunları anlatırken bir yandan da kendi ruhumla, kalbimle de inanmaya çalışıyorum.

İşte yine akıp giden bir günün ortasındayım. Saatlerin, dakikaların ve saniyelerin gözleri üzerimde. Ben yine zamanın içinde yüzüyorum… Şimdilik hayat çok tekdüze. Bakalım yarın yeni sürprizler getirecek mi?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s