Çeşme

Taşlar ıslak… Çeşmeden damladıkça yosun tutmuş. İlk yapıldığı halinden pek eser kalmamış. Renkten renge girmiş. Dili olsa söylese bu asırlık taşlar. Ne fırtınalar kopmuş, Kim bilir ne ayrılıklara, yalnızlıklara şahit olmuş. Sevdiğine kavuşamayanlar ağıtlar yakmış yanı başında çömelirken. Ne şenlikler, mesut günler yaşanmış bazen de. Kızlar hem söyleşmiş, hem gülüşmüşler bir yandan buz gibi sularla ferahlarken. Çobanlar kuzularını sulamış. Okula giden çocuklar oyunlarına ortak etmiş bu ıssız ovanın yalnız çeşmesini…

Hemen dibinde yemyeşil otlar, beyaz kır çiçekleri açmış. Yağmur, kar, çamur, fırtına… O çeşme hep orada usanmadan beklemiş. İnsanlar için, bir yudum suya hasret kalanlar için. Yolcular için uğrak yeri, dertliler için dert ortağı, sevenler için buluşma yeri.

Çeşme yalnız bir asker gibi nöbet tutuyor. Taşlarsa yaşlı bir bilge gibi duruyor. Biraz kırgın ve içli… Fakat sakin ve huzurlu. Bu haliyle çok şey anlatıyor. Sanki damlayan sular onun gözyaşları. Islanan taşlar da yüzü buruş buruş olmuş bir pir-i fani. Vefalı olmayı hatırlatıyor. Hep olduğun yerde durabilmeyi. Sarsılmadan… Unutmamayı, unutulmamayı anlatıyor. Acılara katlanmayı, sabırlı olmayı öğretiyor. Sessizliğin içinde duyulan sadece suyun huzur veren sesi. Suyun çeşmeden sakin sakin damlama sesi tatlı bir nağme gibi kulaklarda… Az ötedeki ağaçların rüzgar estikçe sallanan dallarının hışırtılarına eşlik ediyor.

Çeşme… Bir çeşmenin hayaliyle çook uzaklara gidiyorum. Beklemeyi, sabırla beklemeyi onunla öğreniyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s