Ninem Haklıydı

2851921-cakir-ninem

Ninem ne zaman saçlarını taramaya başlasa duygulanırdı. Aynanın karşısında dakikalarca buruş buruş olmuş yüzüne bakar, yavaş yavaş saçlarını örerken bir rüyadaymış öylece dururdu. Eminim gençliğini hatırlardı, eminim dökülen her saç teliyle uçup giden yıllarını düşünürdü. Sessiz bir ah çekerdi usul usul saçlarını okşarken. Yaşına rağmen o kadar güzeldi ki saçları, gençliğinde kim bilir nasıldı. Çoğu bembeyaz saçlarının arasında yer yer siyah teller seçilebiliyordu. Onların sayesinde de gri bir tona dönüşmüştü o güzelim saçlar. Dile gelseler acaba neler söylerlerdi?

Aynaya bakınca yüzünü gençliğinde olduğu gibi hayal eder, o an gençliğini yaşardı. ‘İlk okula giderken de her sabah örerdi annem. Daha uzundu, daha gürdü. Bir görseydin tararken neler çekerdim. Ama hiç usanmazdım, hiç.’ ‘Eminim rahmetli dedem senin saçlarına vurulmuştur.’ Gülümserdi böyle deyince. Yanakları hafiften pembeleşirdi. Ne kadar yaşlı olsa da onun o anki doğal güzelliğini, saflığını, şirinliğini anlatamam. Hani nur yüzlü pir-i fani derler ya, aynen öyle. Eskilerin güzelliği bile farklıymış belki de.

‘Gün doğmadan kalkardık. Benim de ninem, dedem vardı. Onlar namazlarını kılarken, annem ineğin sütünü sağar, ben kız kardeşimle birlikte kahvaltıyı hazırlardık. Babanız ise erkenden tarlaya gider, hep bizden önce sofradan kalkmış olurdu. Okula giderken koştururduk hep. Her defasında unuttuğum ödevim kaldı mı diye aklıma takılırdı. Okula varınca hemen kontrol ederdim. Öğretmen kızacak diye çok korkardık biz. Sizin gibi öğretmenlerle arkadaş gibi konuşmazdık.’ Bunları söylerken gözleri uzaklara dalardı. Özlemle anlatırdı. ‘Bizim böyle rahat evimiz yoktu. Sıcak suyumuz, kaloriferimiz, sokağımızın başında marketimiz yoktu. Evimizde dedemin yaptığı sedirlerden başka mobilya yoktu. Ama biz sizden daha mutluyduk. Annemin her an kapısını çalabileceği komşuları, bizim de oyun parkımız olmasa bile türlü türlü oyunlar oynadığımız arkadaşlarımız vardı. Kimse kimseyi ayıplamaz, azıcık diğerinden değişik diye kınamaz, arkasından konuşmazdı. Herkes hem iyi gün, hem de kötü günde birbirini arayıp sorardı. Her ihtiyacımız için koşturacak dostlarımız vardı…’

Son söylediği sözler kulağımda yankılandı. Unuttuğumuz dünyaydı bu. Şimdi ise kabuğuna çekilmiş, mutlu olmayı bir türlü başaramayan insanlar. Ninem özlemekte çok haklıydı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s